Etiket arşivi: Optokuplör

Endüstriyel Kontrol ve Arıza Analizi Ortalama Yükseltme ve Sorumluluk Sınavı

Endüstriyel Kontol ve Arıza Analizi 11.Sınıf Ortalama Yükseltme ve Sorumluluk Sınavlarına Hazırlık

Tristörler (SCR)

Tristörler: Anot, Katot, Geyt adı verilen üç ayaklı, iç yapısında PNPN olarak dört yarı
iletken tabakadan oluşmaktadır. Tristörler hem DC hem de AC akım ve gerilimlerde çalışır.
Elektrik-elektronikte “Güç Kontrolü” işlemlerinde kullanılırlar.

-Tristörlerde yük, anot veya katot uçlarına bağlanır. Anahtarlama işlemini yaptıracak
düşük tetikleme akımı ise geyt ucuna uygulanır.
-Geyt tetikleme akımı uygulanmadığında anot–katot arası direnci çok yüksektir. Anot–
katot arasından yük akımı geçemez. Bu durumda tristör “yalıtkandır” ifadesini kullanırız.
-Geyt tetikleme akımı uygulandığında anot–katot arası direnci çok düşüktür. Anot–
katot arasından yük akımı geçer. Bu durumda tristör “iletkendir “ifadesini kullanırız.


1.4. Tristörün Korunması

Diğer elektronik elemanlar gibi tristörü de kullanırken karakteristik bilgilerinin
bulunduğu katalog kitapçıklarına bakmanız doğru olur. Tristörü soğutucu üzerine monte
etmek doğru bir kuraldır. Aşırı akım, yüksek ters A–K gerilimi uygulamak son derece
sakıncalı bir durum ortaya çıkarır. Aksi halde bir tristör kullanacağınız devrede birkaç tristör
heba etmek zorunda kalabilirsiniz.

1.5. UJT Transistorü

1.5.1. Çalışma İlkesi ve Kullanıldığı Yerler

UJT transistörleri, üç ayaklı ve iki tipte (N ve P tipi emiter) üretilir. Tristör ve triyak
devrelerinde tetikleme için gerekli olan darbeleri üretir. Relaksasyon (gevşemeli) osilatör
yapımında kullanılan yarı iletken bir devre elemanıdır. UJT AVO metre ile test edilirken,
UJT’nin B2-B1 (beyz2-beyz1) uçları arasında her iki yönde de 5–10 KΩ arasında bir direnç
değeri ölçülür.

UJT nasıl çalışır:
Emiter–B1 arasına uygulanan gerilimin belli bir değeri, aşamasıyla
iletime geçen ve B1 – B2 arasından akım akıtan, yarı iletken bir devre elemandır.

1.8. Tristörün AVO metreyle Uçlarının Tespiti

AVO metrenin problarını sırayla tristörün ayaklarına değdiriniz. Sadece iki ayak
arasında bir yönde sapma olacaktır. Sapma olduğu anda siyah probun değdiği ayak geyt,
diğeri ise katottur diyebilirsiniz. Geri kalan diğer ayak ise anot olur.

Soru ve Cevap

Soru:Tristörde hangi uç tetikleme ucudur?
Cevap : Geyt ucu

2.1. Diyakın Yapısı, Çalışması

İki uçlu bir tetikleme elemanıdır. İki yönde akım geçirir. Tetikleme ucu olmayan iki
tristörden oluşmuştur.

2.2. Özellikleri

Diyak, bir sinyali (akımı) belli bir seviyeye kadar (her diyakın belli bir geçirme
gerilimi vardır) geçirmez. Daha açık bir ifade kullanırsak: Uçlarına uygulanan gerilim 20 –
45 Volt arasında olduğunda iletken hale geçer.

2.3. Kullanıldığı Yerler

Diyaklar, darbe osilatörü olarak, tristör ve triyakların tetiklenmesi işlemlerinde
kullanılırlar.

3.1. Triyakın Yapısı ve Çalışması

Triyakı tanımak isteyen öğrenciler, aşağıdaki notları okumadan, isterseniz hemen
üstteki triyak sembol ve çeşitlerine bir göz atınız ve şu anda hangi elemanı öğreneceğinizi
somut olarak görünüz.
İki yönde akım geçiren güç kontrol elemanlarına triyak denir. Triyak, iki tristörün ters
paralel bağlanmasıyla oluşmuştur. Triyakın A1(Anot 1), A2(Anot 2) ve G(Tetikleme) uçları
bulunur. Geyt ucu, A1 ve A2 arasından geçen akımı denetler. Yük genelde A2 ucuna
bağlanır.

3.2. Özellikleri

Triyaklar, DC ve AC gerilimde çalışır. DC’de çalışırken G ucu bir kez tetiklendiğinde
A1–A2 arası sürekli iletimde kalır. AC’ de çalışırken ise G ucu tetiklendiği sürece A1–A2
arası iletken olur.

Triyaklar hem pozitif hem de negatif gerilimlerle tetiklenebilir.
Triyaklar, AC gerilimle beslenen devrelerde kullanılırken G ucuna bağlanan tetikleme
elemanlarıyla tetiklenme açısı daha iyi ayarlanabilir. Bu sayede A1–A2 arasından geçen
akım kontrol edilerek alıcının istenen güçte çalışması sağlanabilir.

3.4. AVO metre ile Triyakların Uçlarının Bulunması
Triyakların uçlarını tespit ederken ya AVO metre ile aşağıdaki gibi ölçerek ya da
kataloglardan bakarak bulacaksınız.
AVO metrenin problarını sırayla triyakın ayaklarına değdiriniz, ölçü aletinde bir
sapma görülünceye kadar işlemi sürdürünüz. İbre saptığında skalada ki direnç değerini
okuyunuz. Probları ters çeviriniz, tekrar direnç değerini okuyunuz. Bu iki değer arasında çok
küçük bir değer farkı vardır. Küçük direnç okunduğunda_AVO metrenin siyah probunun
bağlı olduğu uç G (Geyt), kırmızı probun bağlı bulunduğu uç ise A1 (Anot1) dir. Geri kalan
diğer uç ise A2 ( Anot2) dir.

Sensör ve Transdüserler

Fiziksel ortam değişikliklerini (ısı, ışık, basınç, ses, vb.) bizim yerimize
algılayan cihazlara “sensör”, algıladığı bilgiyi elektrik enerjisine çeviren cihazlara transdüser
denir.

Sensör ve Transdüser Çeşitleri

- Isı Transdüser ve Sensörleri
- Manyetik Transdüser ve Sensörler
- Basınç (gerilme) Transdüserleri
- Optik Transdüser ve Sensörler
- Ses Transdüser ve sensörleri

Isı Sensörleri ve Transdüserleri

Önemli:Termistörler ikiye ayrılır sıcaklıkla direnci artan termistöre PTC, sıcaklıkla direnci
azalan elemana da NTC denir.

Bazı Önemli Kavramlar

Foto Diyot : Foto diyotlar ışık etkisi ile ters yönde iletken olan diyotlardır.
Foto diyot televizyon veya müzik setlerinin kumanda alıcılarında yaygın olarak
kullanılır.

Led Diyot:LED ismi, ingilizce Light Emitting Diode (ışık yayan diyot) kelimelerinin baş
harflerinden oluşmaktadır. LED’e doğru polarma uygulandığında P maddesindeki oyuklarla
N maddesindeki elektronlar birleşim yüzeyinde nötrleşir.

İnfrared Diyot (IR Diyot, Kızıl Ötesi Diyot):İnfraruj LED, normal LED’in birleşim yüzeyine galyum arsenid maddesi katılmamış
halidir. İnfrared diyot görünmez (mor ötesi, kızıl ötesi) ışık yayar.

Foto Pil (Işık Pili, Güneş Pili):

Güneş pilleri (fotovoltaik piller), yüzeylerine gelen güneş ışığını doğrudan elektrik
enerjisine dönüştüren yarıiletken maddelerdir. Yüzeyleri kare, dikdörtgen, daire şeklinde
biçimlendirilen güneş pillerinin alanları genellikle 100 cm² civarında, kalınlıkları ise 0,2-0,4
mm arasındadır.

Optokuplör :

Optokuplör kelime anlamı olarak optik kuplaj anlamına geliyor. Kuplaj bir sistem
içindeki iki katın birbirinden ayrılması ama aralarındaki sinyal iletişiminin devam etmesi
olayıdır. Ayrılma fiziksel olarak gerçekleşir ama iletişim manyetik veya optik olarak devam
eder. Bu durumun faydası, katlardan birinde olan fazla akım, yüksek gerilim gibi olumsuz,
sisteme zarar verecek etkilerden diğer katları korumaktır.

6.1. Mikrofon Yapısı
Ağzından çıkan veya herhangi bir şekilde yayınlanan ses
havada basınç değişimi yaratmakta ve bu basınç değişimi, suya atılan taşın yarattığı dalgaya
benzer şekilde havada bir dalga iletimi şeklinde yayılmaktadır. Ses aslında hava basıncındaki
değişimdir.

6.2. Çeşitleri
Ø Dinamik mikrofonlar
Ø Kapasitif mikrofonlar
Ø Şeritli (bantlı) mikrofonlar
Ø Kristal mikrofonlar
Ø Karbon tozlu mikrofonlar

6.4._Hoparlör
Elektriksel sinyalleri insan kulağının duyabileceği ses sinyallerine çeviren elemanlara
“hoparlör” denir.

1.1. Yükselteçlerin Genel Özellikleri

Elektronik sistemlerle işlenecek sinyallerin hemen hepsi düşük genlikli yani zayıf
sinyallerdir. Örneğin insan vücudundan alınan biyoelektrik sinyaller ya da cep telefonumuza
ulaşan elektromanyetik dalgalar son derece zayıf elektriksel sinyallerdir. Elektronik
sistemlerin pek çoğunda yeterli derecede yükseltilmiş elektriksel sinyallere ihtiyaç duyulur.
Elektriksel sinyallerin istenilen derecede kuvvetlendirilmesi için yükselteç (amplifikatör)
devreleri kullanılır.

Yükselteçlerin Çeşitleri

Ø Düşük frekans yükselteçleri
Ø Ses frekans yükselteçleri
Ø Ultrasonik yükselteçler
Ø Radyo frekans yükselteçleri
Ø Geniş band yükselteçleri
Ø Video yükselteçleri
Ø Enstrümantasyon yükselteçleri
Ø Küçük sinyal yükselteçleri
Ø Büyük sinyal yükselteçleri

Formül
Kazanç = Çıkış Değeri /(Bölü) Giriş değeri

Eviren Yükseltec ( ÖNEMLİ BANKO)

Formülü :

K = Rf / R1 (/ bölü işareti)

Evirmeyen Yükselteç

Formülü : 1 + Rf / R1 (/ bölü işareti)

Gerilim İzleyici

1._ARIZA_VE_BAKIM_KARTEKSİ

1.1. Önemi

Günümüzde üretilen her yeni ürünle birlikte teknik servis hizmetleri de buna bağlı
olarak hızla gelişmektedir. Tüm firmalar küçük büyük demeden müşterisine teknik servis
hizmetleri ulaştırmaktadır. Teknik servis hizmetlerinin etkili ve en kısa sürede yapılabilmesi
için bir düzen ve program içerisinde olması gerekmektedir. Bunun içinde başlıca gereksinim
arıza bakım kartekslerinin oluşturulması ve bunların belli bir düzen içerisinde saklanmasıdır.

Üzerinde bulunanlar

Ø Müşteri bilgileri: Müşterinin adı, adresi, telefon numarası, e-mail adresi gibi
bilgiler yer almaktadır. Böylelikle müşteri ile istendiğinde irtibat kurmak için
gerekli bilgileri almış oluruz.
Ø Arızalı cihaz bilgileri: Cihaza ait marka, aksesuar, model, seri numara, tespit
edilen arıza bilgileri bu kısma yazılmaktadır. Seri numarası bilgisi ile teknik
servis içerisinde bulunabilecek aynı model bir cihaz ile karıştırılması
engellenmiş olacaktır. Ayrıca arıza bilgileri yazılırken kullanıcıdan şikâyetle
ilgili, arızanın nasıl olduğu, ne gibi belirtileri gözlemlediği ve arızanın ne zaman
gerçekleştiği gibi ifadeler kesin ve net olarak alınmalıdır.
Ø Onarım onayı: “Cihaz onarım için fiyat onayı istiyorum” kısmı işaretlendiğinde,
cihazdaki arızanın maliyetini müşteriye bildirip onay aldığında tamirat işlemini
yapar. Aksi halde cihazı almaya gittiğinizde kabarık bir fatura ile
karşılaşabilirsiniz.
Ø Not: Cihazla veya müşteriyle ilgili farklı olarak göz önünde tutulması gereken
bir durum varsa buraya yazılır.


1.3. Bilgisayar Programları ile Veri Tabanı Oluşturma

1.3.1. Veri Tabanı Oluşturma

Veritabanının yapısını oluşturmak kolay bir işlemdir. Bununla birlikte, boş bir
veritabanı, boş Microsoft Office Word dosyasından veya boş Microsoft Office Excel çalışma
sayfasından daha fazla işe yaramaz.

2. ARŞİVLEME

2.1. Önemi

Arşivleme, kuruluşların multimedya, text, resim, belge ve bilgilerinin daha önceden
kendileri tarafından belirlenen arama ölçütlerine göre güvenli olarak ve aynı görüntü
kalitesinde yıllarca saklanmasını ve hızlı bir şekilde İnternetten ulaşılabilir olmasını sağlayan
sistemlerdir.

2.4. Arşivleme Yöntemleri ( Önemli Banko Çıkar Bu Başlığın Tüm Yazılırı )

2.4.1. Matbu Form ile

Matbu formu ile yapılan arşivleme klasik arşivleme yöntemlerinden biridir. Klasik
arşivleme sistemleri, aynı verilerin farklı birimlerde depolanması sonucunu doğurmaktadır.
Bu arşivleme yönteminin dezavantajları:

Ø Gerekli Bilgiye Erişimdeki Zorluklar

Klasik yöntemlerle saklanmaya çalışılan arşivlerde bilgiye erişmek, özellikle yanlış
dosyalama, dokümanların kullanıcıdan zamanında veya hiç geri dönmemesi gibi sebeplerden
dolayı oldukça güçtür. Tüm bu olumsuzlukların olmaması halinde bile, zaman olarak
nispeten önemli sürelere gereksinim duyulmaktadır.

Artan Saklama Alanı

Özellikle bilgi ve belge üretiminin yoğun olduğu ortamlarda, fiziksel arşiv alanları
oldukça kısa sürelerde kapasite arttırımına gereksinim duymakta veya yeni bazı alanların
arşiv amaçlı kullanılmasını gerektirmektedir.

Ø Artan Maliyetler

Gerek ayrılacak olan fiziksel alanların, gerekse büyümekte olan arşivi yönetecek olan
insan kaynaklarının getirdiği maliyetler, göze çarpmamakla birlikte oldukça önemli sayılar
olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ø Emniyet
Arşiv ortamlarının “genelde” kâğıttan oluştuğu ve kâğıdın kolay yanan, ıslanan bir
madde olduğu göz önüne alınırsa, tehlikenin boyutu da kendiliğinden ortaya çıkacaktır.

2.4.2. Bilgisayar ile

Arşivlerde bilgisayar kullanılmaya başlanması 1960’lı yıllarda olmuştur. 1964’de
Brüksel’de yapılan “Uluslararası Arşiv Konferansı”nda arşivlerde bilgisayar kullanılması
dile getirilmiş ve arşivlere bilgisayar ilk olarak yardımcı araçlar olarak girmiştir.

Ø Arşiv malzemelerinin sağlanması, depolanması ve indekslenmesiyle yer
bilgilerine ulaşımı sağlayan sistemler.

Ø Özel arşiv projeleri, büyük ölçekli indekslerin üretilmesi, mikroformların
kontrolü, yayın ve arşiv malzemelerinin araştırma ve eğitim faaliyetlerinde
kullanılmasını sağlayacak sistemler.

Ø Arşiv yönetiminin otomasyona yönelik sistemleri, kullanıcı istatistikleri,
kullanıcılara dökümanların verilmesi ve iadesi, depo yöntemi sistemleridir.